геометрия 8 9 класс атанасян гдз рабочая тетрадь гдз решебник по математике 5 класс зубарева ответы смотрите подробнее готовые домашние задания 2 класс рабочая тетрадь кауфман основываясь на этих данных

Kemer

1antalya-kemer-limra-hotel-5star

Bu son buluşmamız/ üç renk, üç şarkı, üç ağıt/ son kez bir arada şu cüretkar yıldızlar/ son kez yıkılıyor üstüme gök yüzü/ çam ağaçlarından yükselen bir ıslık/ bin yılın nefesini üflüyor tenime/ tenime değen her nefes bir ateş/ ancak bir kemerden sızan su damlası/ söndürür artık yangınımı…

İki türlü seli vardır Kemer’in. İlki dağlardan akan Yörüklerdir. Bir kenti, antik ve uygar bir kenti yeniden kurmuşlardır mesela…

Bir de yağmurun seli; 23 kilometre uzunluğunda bir duvar ördürür ahaliye. Ve bu minyatür set manzara anlamında bir kemeri andırdığı için o gün bugün Kemer, Akdeniz sahillerinin göbeğine bağlanan ışıltılı bir Kemer gibidir…

Benim bu coğrafyayla alakam biraz mesafelidir. Öyle ki Antalya kenti içinde kurulan küçük kentçiklerden biri olmuştur günümüz Kemer’i ve bu kez adını koyamadığım bir sel ile, aslında yine bir insan seliyle mücadele vermektedir…

***

Daha önceki girizgâhlara benzemedi yukarıdaki paragraf. Hızlı geçtiğim, bana değmeyen, ilişkimizin teğet biçiminden öteye gidemediği yerler de vardır. İnsanı olduğu zamandan, aldığı nefesten uzaklaştırmayan her yer benim için “yer” olma özelliğini yitiriyor bu yüzden. Yine de o çılgın kalabalığı bir kenara koyarsak, ellerini kavuşturarak göğsünün içinde sakladığı koca bir Likya uygarlığı kurtarır Kemer’e ihaneti…

Toprak, ancak kendini örterek saklanabilir insan denen sinsi düşmandan. Çünkü insan, kimi zaman el ele verdiği kader arkadaşı toprağa en büyük ihaneti de bizzat o ellerle yapar…

Geçmişi yok sayar, felaketleri unutur, tarihi görmezden gelir, yarın için plan yapmaz, anı yaşar ve an gelir ölür. Ve ölürken yalnız değildir su sularda…

***

Kemer Likya limanlarından biriydi eski zamanlarda. Su ticaretini bilirsiniz işte. Dönemin tüccarları iç kısımlardan ne getiriyorsa limanın açığındaki agora alanında sergilenir, modern ihracatın filizleri atılırdı kendi çağında. Limanların bereketi simgeleyen bir yanı vardır benim dimağımda. Bir yandan alır, bir yandan verir. Bu döngü devam ettikçe zenginleşir birileri. Tarihin en sevdiğim ironisi de tam burada devreye girere ve zenginleşeni unutturur. Sadece görkemin adı kalır; yapanın değil…

Akdeniz isimli filmi hatırlar mısınız? Hani bir avuç İtalyan askeri bir adada muhafızlık yaparken unutulur. O sırada dünya birbirini kırmaktadır. Zaman geçer, geçen yüzyılın ikinci büyük savaşı son bulur ama bizim İtalyanlar olup bitenden bihaberdir…

Kendi ülkelerini unutup istila ettikleri bu topraklarla bütünleşirler, sonrası yarı trajik yarı komik aşk hikayeleri ve kimine göre farklı bir mutlu son…

Kemer’in İtalyanların hakimiyetinde olduğu zamanlar işte o adadakilerin henüz dünyaya gelmediği takvime denk düşer. Birinci Dünya Savaşı boyunca küçük kasaba öte uçtaki Akdeniz ülkesinin kültürünü alır bağrına. Ve kusar…

İki Akdeniz’in birbiriyle çarpışması, Akdeniz’in ortadan birkaç kez bu kez şeytan eliyle ikiye bölünmesi binlerce yılın hikayesidir aslında

***

Ortak bir Akdeniz kültüründen bahsedebilir miyiz sahi? Bir İtalyan ile Güney Fransa’daki bir köylü nerede buluşur? Antalya ile Hatay’ın aynı sahile açılmanın dışında bölüşebildiği ne olabilir?

Korkunç yanıtlara çıkabilecek, belki de herkese makul gelebilecek izahı zor bir sorudur bu. Dağılmayalım. Zamanın eski Tanrılarının ateşini hala zirvesinde koruyan Olympos neredeyse Kemer’in içindedir. Genç bir seyyahken tuttuğu notlardan bazılarını biraz sonra okuyacağınız senarist Birol Güven’in “benzersiz” diye nitelediği Phaselis kenti de yakın bir sokağı gibidir bu küçük kentçiğin. Ben o ateşi gördüm, demin bahsettiğim o ateşi yani…

***

Ateşi çalan kahramandır Promete. Kurulu Tanrı iktidarına isyan eder. Acılar çeker, acılarıyla ruhunu ıslan eder ama getirir insanoğluna verir ateşi bir şekilde…

Şimdi kıyısından içerideki yeşilleğe doğru yol aldığımız Olympos da bir inanışa göre Promete’nin ateşi çaldığı yer olarak anılır. Buna itirazı olanlar için farklı ve sönmeyen başka ateş ocakları da göstermek isterdim ama ateşe ulaşma yolundaki çileli yürüyüşümü yok sayamam

Yükseklerdeki ateş insanın aklını başından alan bir mucizedir. Dinler tarihinde müstesna bir yeri olabilir ama yaşarken gözün gördüğünü tarif edebilecek kadar heyecanla not düşülen bir yazıta rastlayamadım henüz. Bir kayanın oluğundan sızan gazın ateşle dünyayı ısıtabilmesi; elbette mümkün değil…

Ama insan ruhunu tutuşturduğu vakidir. Sırf bu yüzden bile Kemer’in sıcak bir çağrısı vardır üşüyen ruhlara…

***

Akdeniz üç rengi bir araya alabilen kaç cenneti saklar içinde bilemiyorum? İnsan gezdikçe, attığı her adım bir mucize tadına gelebiliyor. Kemer Mavi, Yeşil ve Sarı’nın belki bu yörelerdeki son buluşma noktası olduğu için karşılaştığında sevinç, ayrıldığında hüzün duygusu veriyor insana

Bir yanınız suda yürürken, diğeri içerlekli çam ormanlarının kozalaklarını çiğneyerek, varsa bir başka yanınızda ateşi ve güneşe yürüyerek birkaç parçaya bölüyor kendini…

Ben içimdeki parçacıkları bütünlemeye çalışırken bir sincap geçiyor yanımdan ürkekçe. Bir süre göz göze geliyoruz ve elindekini önüme bırakıp gidiyor geldiği sessiz yeşilliğe. Sincabın sermayesi o gün bugündür benimle. Merak ediyorsunuzdur, eminim. Gidin kendi sermayenizin peşine düşün. Bu yüzden bir hayata sahipsiniz, unutmayın!   

найти найти iphone 3 spy apps spy software za kompjuter cell phone listening software yahoo mail phone tracker mobile download spy software windows 7 поиск людей как найти человека по фамилии sitemap